Türkiye’nin doğu bölgelerinde Yedisu Fayı etrafındaki sismik aktiviteler dikkatle izlenirken, geçtiğimiz günlerde Girit Adası açıklarında meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki endişeleri artırdı. 24 Nisan’da gerçekleşen depremin ardından, artçı sarsıntıların devam ettiği bildirildi. Son bir haftadır Türkiye ve çevresindeki aktif fay hatlarında belirgin bir sismik hareketlilik gözlemleniyor.
Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz, Girit’in Ege ve Akdeniz’in kesişim noktasında yer aldığını ve 8 büyüklüğündeki bir depremin yanı sıra, buna bağlı olarak tsunami oluşum potansiyelinin bulunduğunu vurguladı. Prof. Dr. Tüysüz, “Girit ve Doğu Anadolu bölgeleri oldukça hareketli. Girit, 8’den büyük bir deprem ve ona bağlı tsunami üretme riski taşıyor, ancak bu olayların ne zaman gerçekleşeceği hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değil” dedi.
Prof. Dr. Tüysüz, Girit’te tarihin en büyük sismik olaylarından birine dikkat çekti. 365 Girit depremi olarak bilinen ve tahminen 8.5 büyüklüğünde olan bu sarsıntının, yalnızca yerel alanda değil, tüm Doğu Akdeniz’de yıkıcı bir tsunamiye neden olduğunu belirtti. Bu tür olayların, bölgedeki riskleri artırdığı ve Türkiye için de tehdit oluşturduğu ifade ediliyor.
Sismik olayların sürekli olarak takip edilmesi, bu tür durumların önceden tahmin edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Gelişmelerin yakından izlenmesi, halkın bilinçlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması için kritik bir aşama olarak değerlendiriliyor.