KİT Komisyonu raporları TBMM Genel Kurulunda

MHP Konya Milletvekili Esin Kara, “Rusya-Ukrayna savaşında adına klipler yapılan, Karabağ’ın Ermeni işgalinden kurtulmasında önemli rol oynayan İHA’larımız, SİHA’larımız, Bayraktar Akıncı, Kızılelma savaş uçağımız ve daha nice yerli üretim silahımız Türk milletinin gururudur. Bu firmalara verilecek olan tüm desteklerin de arkasında olmaya devam edeceğiz.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, KİT Komisyonunun Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2017-2018 ve 2019-2020 yılları denetimine ilişkin raporlarının, TRT’nin 2017-2020, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün 2017-2020, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğünün 2019-2020, Ziraat Bankasının 2019-2020, Türkiye Halk Bankasını 2019-2020, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ’nin 2019-2020, Askeri Fabrika ve Tersane İşletmeleri AŞ’nin 2019-2020, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğünün 2019-2020, Türkiye Sudan Uluslararası Tarım ve Hayvancılık AŞ’nin 2020, Posta ve Telgraf Teşkilatı AŞ’nin 2019-2020, Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün 2019-2020 yıllarına ait bölümleri ile bu bölümlere ilişkin itirazların görüşmelerine başlandı.

CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, itiraz ettikleri kurumların başında Et ve Süt Kurumu’nun geldiğini söyledi.

Kurumun, hayvancılık sektöründe düzenleyici ve destekleyici rol oynayan bir kamu iktisadi teşekkülü olduğunu ancak Sayıştay raporlarına göre bunu beceremediğini savunan Tuncer, “Kurumdan, hayvan besleyen de hayvan kesen de süt sağan da, süt satan da memnun değil.” dedi.

Kurumun mali durumunu da eleştiren Tuncer, “Kurum, 2019 yılında mal alımlarının yüzde 96,9’unu yurt içi alımlar, yüzde 3,1’ini yurt dışı alımlar olarak gerçekleştirmiş. Bir önceki yıla göre yurt dışı mal alımlarında yüzde 973 oranında azalış olmasına rağmen, çok büyük bir yatırım yapmamasına rağmen, et kombinaları inşaatlarına fazla para harcamamasına rağmen ve bütün bunların üstüne hazineden 274 milyon lira sermaye aktarımı yapılmasına rağmen kurum 2019 yılını 34,7 milyon lira zararla kapatmış. Yine, Kurum 2019 yılından 2020 yılına ise 3,1 milyar lira borç devretmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

Tuncer, “Et ve Süt Kurumu, 2021 sonu itibarıyla teknik olarak iflas etmiştir. Bunun sebebi kötü yönetimdir, yönetememektir. Bunun sebebi Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi dediğiniz tek adam rejimidir. Et ve Süt Kurumu size de söz; 15 Mayıs’ta senin için de baharı getireceğiz.” diye konuştu.

Tuncer, Sudan’da tarım yapılması amacıyla kurulan Türk Sudan Uluslararası Tarım ve Hayvancılık AŞ’yi de eleştirerek, “10 yıla yakın zaman olmasına rağmen, bir tane maydanoz bile yetiştirememiş, halen de bu maceraya ve masraflar yapmaya devam etmekte.” dedi.

“Kamu zararlarının gizlenmeye ve örtülmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır”

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, KİT Komisyonunun görevinin sadece eleştirmek değil, doğru yapılan şeyleri de tasdik etmek olduğunu vurguladı.

Devlet Demiryollarıyla ilgili düşüncelerini paylaşan Yaşar, “Türkiye’nin kanayan yaralarından bir tanesi bu yap-işlet-devret modelleri ve verilen garantiler. Örnek olması açısından Ankara Garını gösterebilirim. Orada kişi başına 1,5 dolar garanti vermiş ve ‘8 milyon yolcunun seyahat edeceğini garanti ediyoruz’ demişiz. Ancak gerçekleşen rakam 1 milyon. Yüzde 90 oranında yanılmışız.” diye konuştu.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, KİT Komisyonu raporlarına yapılan itirazları ve bu itirazlara karşı Komisyon görüşünü incelediğini belirterek, “Özetle söylemek gerekirse, adı geçen kurumların netice hesaplarının tam olarak denetlendiğinden bahsedilemez. Var olan kamu zararlarının gizlenmeye ve örtülmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Komisyondaki tartışmalar hesapların tasvip edilmediğinin göstergesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Savunma sanayisindeki atılımlar dünyanın dikkatini çekmektedir”

MHP Konya Milletvekili Esin Kara, muhalefetin itiraz ettiği kurumlardan biri olan TRT tarafından yapılarak birçok ülkeye ihraç edilen Türk dizilerinin, önemli bir tanıtım aracı ve gelir kaynağı olduğuna dikkati çekti.

TRT’nin, kamu yararına yönelik yayın yaptığı için bazı durumlarda kar etmenin ikinci planda kaldığını ancak buna rağmen, itirazların aksine, ilan, reklam, sponsorluk, program, satış, marka ve lisanslı ürün gelirlerinde artış yaşandığını anlatan Kara, “Dış yapımlara gereğinden fazla kaynak ayrıldığı itirazı da rakamlarda karşılığını bulmamaktadır.” dedi.

Kara, Ziraat Bankası ile Halk Bankası’ndan alınan kredilerin geri ödenmediği ve bazı firmaların kayrıldığı yönünde iddiaların olduğunu belirterek, “Sayıştay raporlarında bunun bir karşılığı bulunmamaktadır. Banka yetkilileri tüm kredilerin düzenli olarak denetlendiğini, BDDK’nın mevzuatına göre kontrol altında tutulduğunu, takibe intikal eden kredilerin nakde dönüştürülmesi hususunda yasal ve idari süreçlerin devam ettiğini beyan etmektedir.” ifadelerini kullandı.

Askeri Fabrika ve Tersane İşletmesi AŞ (ASFAT) ile ilgili itirazlara da değinen Kara, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fabrikanın mülkiyeti MSB’de olacak şekilde ve işçilerin tüm özlük hakları korunarak, kadroların ASFAT’a kalması kaydıyla 25 yıllığına fabrikanın işletme hakkı BMC Savunma Sanayi ve Ticaret AŞ’ye devredilmiştir. Firmanın açıklamalarında Katarlı ortak vurgusunun yanıltıcı olduğu, BMC’nin ortaklığının yüzde 49,9’unun Katar’da olduğu ama ana itibarıyla şirketin Türk firması olduğu belirtilmektedir. ASFAT yönetimi, milli menfaatleri gözeterek yabancı personel çalıştırmadıklarını, üretimlerini Türk yönetici, mühendis ve işçilerle yaptıklarını da beyan etmektedir. Son yıllarda gerek KİT gerekse özel sektördeki girişimlerimiz tarafından savunma sanayisi alanında yapılan atılımlar tüm dünyanın dikkatini çekmektedir. Rusya-Ukrayna savaşında adına klipler yapılan, Karabağ’ın Ermeni işgalinden kurtulmasında önemli rol oynayan İHA’larımız, SİHA’larımız; bunun dışında BAYRAKTAR, Akıncı’mız, KIZILELMA savaş uçağımız ve adını sayamadığım daha nice yerli üretim silahımız Türk milletinin gururudur. Bu firmalara verilecek olan tüm desteklerin de arkasında olmaya devam edeceğiz.”

HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç, iktidarın 21 yıllık ülke yönetiminde KİT’lerin ne kadar yağmalandığını, uluslararası şirketlere ne kadar peşkeş çekildiğine dair örneklerinin çok net bir şekilde görülebileceğini öne sürdü.

Koç, “Ziraat Bankası, Türk Telekom, PTT’nin ilgili bölümleri, şeker fabrikaları… Bunların tamamı bu iktidar döneminde ne yazık ki uluslararası şirketlere peşkeş çekildiği gibi yine, en fazla arpalık olarak kullandıkları alan olarak biliyoruz. Son dönemlerde yapılan hesaplamalara göre de şu anda iflas eşiğinde olan ve neredeyse batan kamu iktisadi teşebbüslerden bahsetmek mümkündür. Bu, işin bir gerçeği. Bunu şurada belirtmek isterim ki bütün halklar bunun hesabını önümüzdeki seçimde bu AKP hükümetinden soracak.” diye konuştu.

KİT Komisyon raporları üzerindeki görüşmeler devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir