10 Milyon Nüfuslu Chennai Şehri Tehlike Altında: Sularla Yüzleşiyor

Hindistan’ın güneydoğusunda, Bengal Körfezi kıyısında konumlanan Chennai, iklim değişikliği ve düzensiz kentleşmenin bir araya gelmesiyle büyük bir tehdit altında bulunuyor. Deniz seviyesinin yükselmesi ve yer altı zeminlerinin çökmesi, şehir için su baskını riskini ciddi boyutlara taşımış durumda. IISER Mohali’den Arpan Shastri’nin liderliğindeki araştırma ekibi, Avrupa Uzay Ajansı’nın Sentinel-1 uydularından elde ettikleri sekiz yıllık verileri NASA projeksiyon araçlarıyla birleştirerek Chennai’nin geleceğine dair detaylı bir risk haritası oluşturdu. Araştırma sonuçları, Scientific Reports dergisinde yayımlandı.

ZEMİN, DENİZDEN BEŞ KAT HIZLA ALÇALIYOR
Araştırmacılar, İnterferometrik Sentetik Açıklıklı Radar (InSAR) yöntemiyle yer yüzeyindeki milimetrik değişiklikleri ölçtü. Elde edilen sonuçlar, Chennai’de toprakların yılda ortalama 1,5 santimetre çökerken, deniz seviyesinin sadece 0,28 santimetre yükseldiğini gösterdi. Bu durum, zemin çökme hızının deniz seviyesi artışının yaklaşık beş katına ulaştığını ortaya koyuyor. En hızlı çökme, kıyıdan 30 kilometre iç kısımlarda gözlemleniyor, bu da tehditin sadece sahil kesimlerini değil, şehrin iç bölgelerini de kapsadığını gösteriyor.

YERALTI SUYU TÜKENİYOR, AĞIR YAPILAR ZEMİNİ ZORLUYOR
Zemin çökmesinin başlıca nedenleri arasında aşırı yeraltı suyu çekimi ve yumuşak zeminler üzerine inşa edilen ağır binalar yer alıyor. Aşırı su çekimi, toprak katmanlarının çökmesine sebep oluyor. Ayrıca, kontrolsüz büyüyen kentin zemin taşıma kapasitesini aşıyor olması, tehlikeli bir “relatif deniz seviyesi yükselmesi” durumunu ortaya çıkarıyor. Kara parçaları alçaldıkça, yerel halkın deneyimlediği su seviyesi artışı, küresel ortalamanın çok üzerinde ilerliyor. Küresel düzeyde kıyı şehirlerinde bu etkinin, ortalamanın dört katına kadar çıkabildiği gözlemleniyor.

2100 YILINDA 10 MİLYONA YAKIN İNSAN RİSK ALTINDA
Araştırmacılar, 2030, 2050 ve 2100 yılları için yaptıkları tahminlerle giderek kötüleşen bir tablo sunuyor. 2100 yılına kadar, 137 ila 142 kilometrekarelik bir alanın su altında kalabileceği öngörülüyor. Bu, 2030 projeksiyonlarının üç katı bir büyüklükte. Risk alanlarında yaşaması beklenen nüfus, 2,45 milyon ile 9,85 milyon arasında değişiyor. Chennai genelinde ise 10 milyondan fazla insan yaşıyor. Haritalanan mülkler üzerinden hesaplanan minimum varlık kaybının bile 100 milyon doları bulması bekleniyor. Tuzlu suyun yapı malzemelerini aşındırarak temelleri zayıflatması, bu ekonomik zararı daha da artırabilir. Şiddetli fırtınalar sırasında beklenen fırtına kabarması yüksekliği ise 6 metreye kadar ulaşarak kıyı bölgelerindeki riskleri daha da büyütüyor.

ŞEHİR PLANCILARI ZEMİN DEĞİŞİKLİKLERİNİ GÖZ ARDI EDİYOR
Araştırmanın en önemli uyarılarından biri, şehir planlama süreçlerine yönelik. Mevcut planlamacılar, arazi yüksekliğini sabit kabul ediyor. Ancak, Chennai’nin zemini sürekli hareket halinde. Çökme hızlarının acilen kentsel planlama ve altyapı projelerine dahil edilmesi gerekiyor. Chennai, bu tür tehditlerle ilk kez karşılaşmıyor. 2004 yılında yaşanan Hint Okyanusu tsunamisi ve 2015’teki büyük sel felaketi, şehrin kıyı afetlerine ne denli savunmasız olduğunu açıkça göstermişti. Birleşmiş Milletler destekli iklim bilimi heyeti IPCC, relatif deniz seviyesi yükselmesinin kıyı erozyonunu ve sel olaylarını kötüleştirdiği konusunda sık sık uyarılarda bulunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir